30 Aralık 2010 Perşembe

DEV (!) DERBİ...

Dedik ya rekabetin her türlüsünü seven renkler diye... Fakat son yıllarda yaptığı yatırımlara, elde ettiği başarılara, şampiyonluklara bakıldığında Fenerbahçe'nin Galatasaray ile arasında iki pota arasından çok daha fazla mesafe olduğunu görmemek aptallıktır. Bu durumda bu maçın "Dev Derbi" olması baştan yanlış. Evet iki arma nerede karşı karşıya gelse büyük çekişme vardır, ama son yıllarda play-off kovalayan takımla son yılların şampiyon takımını karşı karşıya getiren maça o sıfatı yakıştırmak neyin nesi?

Ayrıca normal şartlar altında (tribün-saha atmosferi, standart hakem kararları vs...) rakibine üstünlük kurmayı özlemiş bir camia için dün alışılmış bir şey oldu ve normal olmayan şartlar altında kazandılar. Bunu söylerken Fenerbahçe'nin kötü oynadığını, mağlubiyeti hakettiğini unutmuyoruz. Ancak normal şartlarda kötü oynarken yenebildiğini de...

Koç Spahija maç sonu röportajında gayet olgundu, hakedilmiş bir mağlubiyet olduğunu, teknik faul aldığı an hatalı olduğunu kabul ederek, rakibini tebrik ederek konuştu.


Diğer tarafta Oktay Mahmuti maç öncesinde taraftarına yaptığı çağrıyla "helal olsun" dedirtmesine rağmen maç esnasında ortamın gerilmesi için elinden geleni yapmaktan çekinmedi. Hakemlerin gösterdiği töleranstan aldığı güç ona bu imkanı sağladı elbette.




Daha önce bir maçta taraftara küfrettiği gerekçesiyle eleştirilen hakem Engin Kennerman'ın bu maça atanmasına ilişkin "skandal" yorumları maçtan günler önce dile getirilmeye başlanmıştı elbette. Hakemlerin maça etkisi sonucu, kazanan tarafın günlerdir eleştirilenlerle aynı taraf olması utandırdı mı acaba?

Ömer Onan'ın koluna, yüzüne inen baltalardan faul çıkmaması, koçu çileden çıkardı. Sonucunda çalınan teknik faulün maçın kırılma anı olduğuna şüphe yok.




Birkaç gün önce 17 yaşaltı futbolculara saldıranların mensup olduğu taraftar(!) kitlesi dün akşam, rakibe küfür etmeden 5,5 dakika, sahaya yabancı madde atmadan 16 dakika, hakeme küfür etmeden 29 dakika dayanabilmiş ve kendi rekorunu oldukça geliştirmiştir. Bu gelişmede yapılan sağduyu çağrıları etkili olmuştur. Rekorunu daha da geliştirmesini diliyoruz...

Hemen hemen her branşta kesin favori olarak çıktığı maçları çekişmeli hale getirip taraftarını çileden çıkarmayı başaran Fenerbahçe kötü oyunuyla kaybetmiştir evet. Peki biz ne zaman ezeli rakibimizin normal şartlar altında kazandığı bir maç görebileceğiz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder